Her yıl okullarda büyük bir heyecanla beklenen karne günü, bu yıl bazı okullarda beklenmedik olaylara sahne oldu. Öğrencilerin performanslarıyla ilgili sonuçların açıklandığı bu günde, veliler okulda bambaşka bir atmosferle karşılaştı. Gelen sayısız şikayet ve gözyaşları, velilerin kalbine adeta bir soğuk rüzgar gibi çarptı. Öğretmenler, öğrencilerin zorlu bir dönemden geçtiklerini ve karne günü gelirken yaşanan duygusal boşluğu birlikte taşımalarının onlara zor geldiğini belirtiyor. Özellikle öğretmenlerin gözyaşlarıyla dolu anlarını gören veliler, okul kültürünün ve öğretmen-öğrenci ilişkilerinin derinliği üzerine düşündürücü sorular sormaya başladı.
Bu karne günü, sadece bir not verme sürecinin ötesine geçti. Geçtiğimiz yıl, Covid-19 pandemisi nedeniyle birçok öğrenci uzaktan eğitim almak zorunda kaldı ve bu, birçok çocuğun eğitim sürecinde büyük aksamaların yaşanmasına neden oldu. Hem öğretmenler hem de öğrenciler bu dönemde sanal sınıflarda kalmanın zorluklarıyla mücadele ettiler. Özellikle sosyal etkileşim ve yüz yüze derslerin eksikliği, öğrencilerin motivasyonunu etkiledi. Çocuklar, uzun süre evde kalmanın getirdiği izolasyon ve kaygı ile başa çıkarken, veliler de kendi iş hayatları içinde çocuklarına destek olmaya çalıştılar.
Bütün bu zorlukların etkisi, karne gününde açık bir şekilde hissedildi. Öğrenciler, notlarının beklentilerinin altında kalmasından dolayı hayal kırıklığı yaşarken, öğretmenler de bu durumu kabullenmekte güçlük çekti. Okul bahçesinde yaşanan duygusal anlar, veliler için de oldukça sarsıcı oldu. Öğretmenlerin gözyaşları ve onları sıkıca kucaklayan öğrenciler, herkesin kalbinde derin izler bıraktı.
Olayların yaşandığı okulda veliler, duruma kayıtsız kalmayarak, öğretmenlerin yaşadığı duygusal anlara tanıklık ettiler. Bazı veliler, “Çocuklarımızın geleceği için buradayız, ama öğretmenlerimizin de ruh halini unutmayalım. Onlar da bizim kadar üzgün,” şeklinde açıklamalarda bulundular. Çeşitli fikirlere sahip olan veliler, öğretmen-veli iş birliğinin önemini de vurgulayarak, hem öğrencilerin akademik başarıları hem de duygusal sağlıkları için daha fazla destek sisteminin oluşturulması gerektiğine dikkat çektiler.
Veliler, öğretmenlerin daha fazla motivasyon ve ruhsal destek alması gerektiğini belirtiler. Bu noktada, özel psikolojik destek ve danışmanlık programlarının oluşturulması ve uygulanması, öğretmenlerin ve öğrencilerin daha sağlıklı bir eğitim dönemi geçirmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, okullarda düzenlenen sosyal etkinliklerin artırılması, öğrencilerin kaynaşmasına ve sosyal becerilerinin gelişmesine katkıda bulunabilir. Veliler, bu tür etkinliklerin, öğrencilerin hem akademik hem de duygusal anlamda gelişimlerine büyük katkı sağlayacağına inandıklarını belirttiler.
Sonuç olarak, bu yıl karne günü, gözyaşlarına ve duygulara gebe bir ortam yarattı. Öğretmenlerin ve öğrencilerin yaşadığı zorluklar, bu anlamda gözler önüne serildi ve herkesin birlik içinde nasıl hareket etmesi gerektiği konusunda düşünmeye sevk etti. Eğitim camiası adına önemli dersler çıkarılan bu gün, gelecekteki dönemlerde daha sağlıklı ve pozitif bir eğitim ortamının sağlanmasına yönelik yeni adımlar atılması için bir uyarı niteliği taşıyor.