Geçen yıl, Kartalkaya'da meydana gelen yangın faciası, pek çok ailenin hayatını değiştirdi. O gün, yeşil doğanın ve kış turizminin gözdesi olan bu bölge, alevlerin pençesinde kaldı. Yangın, sadece doğal yaşamı değil, aynı zamanda insani ilişkileri de derinden etkiledi. Bugün, bu facianın üzerinden bir yıl geçti fakat kaybedilen canlar ve yaşanan acılar hala taze ve hafızalarda canlanmaya devam ediyor. Yangında kaybedilen canlardan biri de 32 yaşındaki Elif Yılmaz’dı. Elif’in babası, kızıyla geçirdiği son anları ve yaşadığı acıyı anlattı.
Kartalkaya'da yaşanan yangın, sadece tarafından duyulan alevlerin çıkardığı sesle değil, aynı zamanda insanların kalplerine düşen derin yaralarla da hatırlanıyor. Elif Yılmaz'ın ailesi, hala onun anısıyla yaşarken, alevlerin içindeki kızıyla son kez vedalaşma anı zihninde gün gibi taze. Babası Ahmet Yılmaz, "Kızımın yanmış haliyle vedalaştım. O an, kalbimde bir parça daha koptu" diyor. Elif, yangın günü alevler arasında kalmış, ne yazık ki kurtarılamamıştı. Ailesi, Elif'in sıcak gülümsemesini ve yaşam dolu kişiliğini anarken, her geçen gün yangının izleriyle başa çıkmaya çalışıyor.
Bu tür felaketler, sadece kayıplarla değil, aynı zamanda doğal çevre üzerindeki tahribatlarla da hatırlanıyor. Yangın sonrası bölgedeki ekosistem yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalırken, yerel halk da bu durumdan etkilenmiş durumda. Ormanların tekrar gelişmesi ve doğal dengenin sağlanması için uzun yıllar geçmesi gerekecek. Elif’in ailesi, yaşanan bu acıların unutulmaması adına, her yıl bu günlerde anma etkinlikleri düzenlemek istiyorlar. Böylece hem Elif’i unutmayacak hem de benzer olayların bir daha yaşanmaması için farkındalık yaratmaya çalışacaklar.
Yüzlerce insan, günümüzde iklim değişikliğinin sonuçları ve orman yangınlarının artışındaki etkilerini daha iyi anlamaya başladı. Kartalkaya’daki yangın, bu durumun acı bir örneği olarak hafızalarda yer edindi. Yangınlar, sadece kötü hava koşullarında değil, aynı zamanda insan faktörleri nedeniyle de çıkabiliyor. Bu noktada, bilinçlendirme çalışmaları, bireyleri ve toplumu bu konuda daha dikkatli hale getirebilir. Elif’in babası, her fırsatta ormanların korunması gerekliliğini vurguluyor. "Doğaya zarar vermeden yaşamalıyız. Kızım Elif’in anısını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız. Doğayı korumak, onun hatırasına en güzel saygıdır" diyor.
Ayrıca, yangın sonrası bölgedeki yerel işletmeler de büyük zorluklar yaşadı. Turizm sektörü, yangının etkisiyle büyük darbe aldı. İşletmeciler, bu tür felaketlere karşı önceden önlemler alınması gerektiğini savunuyor. "Eğitim ve farkındalık, bu felaketlerin önüne geçebilir. Hem yerel yönetimler hem de halk olarak buna dikkat etmeliyiz" diyen işletme sahibi, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için yapılacak çok şey olduğunu düşünüyor.
Yıl dönümünde yapılan anma etkinliklerine katılanlar, Elif'in hatırasını yaşatmak için bir araya geliyor. Aileler, arkadaşlar ve yerel halk, hep birlikte görkemli bir yürüyüş düzenleyerek Elif’i anarken, bu olayın getirdiği kötü anıları da unutmamak gerektiğini belirtmekte. Sosyal medyada da #Elifİçin hashtag’i ile insanların paylaşımlarını görünce, Elif’in adı hala akıllarda canlı kalmaya devam ediyor.
Sonuç olarak, Kartalkaya yangın faciası bir yıl geçmesine rağmen izleri hala derinlerde hissediliyor. Elif Yılmaz ve onun gibilerin anısını yaşatmak, ailelerin, arkadaşların ve tüm toplumun sorumluluğu. Yangından çıkarılması gereken dersler, hem bireysel hem de toplumsal anlamda ne kadar önemli olduğunun bir hatırlatıcısı. Unutmayalım ki, geleceğimiz için doğayı korumak, en büyük sorumluluğumuzdur. Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması adına, herkesin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekmekte.