Kentsel dönüşüm, Türkiye’nin şehirlerinde köklü bir değişimi beraberinde getirirken, konut sahipleri ve kiracılar arasındaki ilişkiler de değişime uğramaktadır. Özellikle son yıllarda hükümetin bu alanda gerçekleştirdiği düzenlemeler, kiracıların haklarını koruma altına almayı amaçlamaktadır. Kiracılar, kentsel dönüşüm sürecinde kendilerini koruyan yasalarla tanışırken, birçok kişi bu yeni haklar karşısında henüz yeterince bilgi sahibi değil. Bu yazıda, kentsel dönüşümde kiracıların tazminat hakkı ve bu konuda bilinmesi gerekenler detaylı bir şekilde ele alınacaktır.
Kentsel dönüşüm, fiziksel, sosyal ve ekonomik anlamda gelişmeyi teşvik etmek amacıyla şehirlerdeki belirli alanların yenilenmesi ve restore edilmesi sürecidir. Bu süreç, genellikle eski ve depreme dayanıklı olmayan yapıların yıkılması ve yerine daha modern, sağlıklı yapılar inşa edilmesiyle gerçekleşir. Kentsel dönüşüm, yalnızca bina yenilemesi değil, aynı zamanda mevcut yaşam alanlarının daha sağlıklı hale getirilmesi, altyapıların güçlendirilmesi ve sosyal donatıların artırılması gibi pek çok unsuru kapsar. Bu nedenle, şehirlerin genel yaşam kalitesini artırmak için oldukça büyük bir öneme sahiptir.
Kentsel dönüşüm süreçlerinde, kiracılar genellikle en zorda kalan taraflardan biridir. Konutlarını kaybeden ve başka bir yere taşınmak zorunda kalan kiracılar, birçok zorlukla karşı karşıya kalmaktadır. Ancak yeni düzenlemelerle birlikte, kiracılara tazminat hakkı sağlanması, hak kayıplarının önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bu durum, kiracıların tazminat alabilmesi için belirli şartların oluşması gerekliliğini de beraberinde getirmektedir.
Kentsel dönüşüm kapsamında kiracılara sağlanan tazminat hakkı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Bu kanun dahilinde, kiracılar; kamulaştırma, yıkım ve yeniden inşa süreçleri sonucunda hak kaybı yaşamaları durumunda tazminat talep edebilmektedirler. Tazminat hakkından yararlanabilmek için bazı kriterlerin sağlanması gerekmektedir:
Bunların yanı sıra, kiracıların tazminat miktarı da birçok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Kiracının oturduğu yerin rayiç bedeli, kiralanan mülkün özellikleri ve kiracının ne kadar süre orada yaşadığı, tazminat miktarını etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle, tüm kiracıların bulundukları durumla ilgili bilgi sahibi olmaları, haklarını savunmaları açısından son derece önemlidir.
Kentsel dönüşüm süreçlerinde, kiracılar için haklarının bilincinde olmaları büyük bir gereklilik haline gelmiştir. Kiracılar, kendilerine ait olan hakları talep etmekten çekinmemelidir. Yasalar, kiracıları korumak adına birçok düzenleme yapmışken, kiracıların bu haklardan yararlanabilmeleri için süreci yakından takip etmeleri ve zamanında başvuru yapmaları tavsiye edilmektedir.
Kentsel dönüşüm, öğrendiğimiz kadarıyla, sadece binaların fiziki dönüşümünü değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin de yeniden yapılandırılmasını gerektiren bir süreçtir. Kiracılar, yaşadıkları hak kayıplarını minimize etmek için bu süreçte bilinçli ve bilgili olmalıdır. Hükümetin bu alanda yapmış olduğu düzenlemeler, kiracılar için önemli bir koruma mekanizması oluştururken, kiracıların kendilerini savunabilmesi adına bilgi edinmeleri büyük bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, her kiracı, tazminat haklarını öğrenmeli ve gerektiğinde bu haklarını talep etmelidir. Aksi takdirde, kentsel dönüşüm süreçlerinde hak kayıpları kaçınılmaz hale gelebilir. Bu nedenle, tazminat hakkının önemini anlamak ve süreci doğru bir şekilde yönetmek, kiracıların sorumluluğundadır. İlgili yasalar hakkında daha fazla bilgi almak ve haklarınızı öğrenmek için uzman danışmanlık hizmetlerinden yararlanmanız önerilmektedir.